gezi-olaylari-tanidik-cikti

Sosyal Medyada Terör Örgütü Propagandası

SOSYAL MEDYADA TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASININ CEZASI 7.5 YILA KADAR HAPİS

Terör örgütü üyelerinin/destekçilerinin basında veya sosyal medyada “yüzü maskeli” fotoğraflarına mutlaka denk gelmişsinizdir.Bu maske aslında “meşru olmayan”  bir talep/amaç içinde olunduğunun da ilk emaresidir. Gayrimeşru davranış içerisinde olduklarının ve bu davranışlarının  hukuk devletinde bir yaptırımı olduğunun bilincindedirler , kendilerini gizlemek isterler.

Bu yönüyle baktığımızda ; “sosyal medyada çoğunlukla gerçek kimliğini gizlemek suretiyle , terör örgütü propagandası yapanlar da  bir nevi sosyal medyanın maskeli teröristleridir.” Gerçek kimlik ,kişisel sebeplerle  kullanıcı tarafından tercihen herkese açık yansıtılmayacak olsa dahi  sosyal paylaşım sitelerine üyelikte “kimlik onaylı giriş” fikrine “ulusal ve kişisel güvenlik” gerekçesiyle destek vermek artık bu çağın zorunluluğu…

TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YENİ PROPAGANDA ARACI SOSYAL MEDYA

Günümüzde yaygın olarak kullanılan başta Twitter ve Facebook olmak üzere sosyal medya araçlarını terör örgütlerinin adeta bir propaganda aracı olarak kullandığı “Sanal Terörizm” gerçeği ile yüz yüzeyiz. Terör örgütleri üyeleri/destekçileri aracılığıyla sosyal medyada propaganda yaparak  “- sınırlara bağlı kalmaksızın- ismen yayılma,algı oluşturma ve bünyelerine yeni üyeler kazandırma” amaçlarına yönelik sayısız paylaşımda bulunuyorlar.Bu paylaşımlar bir kısım sosyal medya kullanıcısında “öfke” yaratırken , bir kısmında ise “etkisi altına girme/alma” ile sonuçlanabilmektedir.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ , TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI MI ?

Sanıldığının aksine ifade özgürlüğü istenilen her şeyi ifade etme anlamı taşımamaktadır.Bunu “sınırlar dahilinde ifade etme özgürlüğü” olarak bilmekte fayda var.Ülkemize yönelik eleştirilerin en  başında  Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de yer alan “ifade özgürlüğüne  aykırı hareket ettiği eleştirisi” geliyor.Oysa ifade özgürlüğü tanımının yanı sıra kısıtlanabileceği hallerde yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde açıkça belirtilmektedir.Buna göre ;

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesi ; “herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir” derken ; “ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için sınırlamalara, yaptırımlara bağlanabilir” demekle de sınırlarını çizmiştir.

Bu da şu anlama gelir ki ; ifade özgürlüğü kisvesi altında düşünce açıklayarak,tüm ulusların lanetlediği terör övülemez ve terör örgütlerinin propagandası yapılamaz.Şayet yapılırsa devlet ; “ulusal güvenlik,toprak bütünlüğü,kamu emniyeti ve kamu düzeni” gerekçeleri ile hukuki sınırlar çerçevesinde gerekli tedbirleri alabilir,kısıtlamalara gidebilir,cezai yaptırımlar uygulayabilir. Nefret saçan, şiddete davet eden veya şiddet kullanmayı özendiren ifade ve davranışlar kamu düzeni için somut tehlike oluşturduğundan ifade özgürlüğü koruma alanı dışında kalır.”

TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI YAPMANIN CEZASI “7.5 YILA KADAR HAPİS”

Bir terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde,verilecek ceza yarı oranında artırılır.

SANAL ORTAMDA TERÖRİZME KARŞI “DUYARLILIK”

Sanal ortamda terörizme karşı asıl sorumluluk ve gerekli/etkili önlemleri alma görevi sahada olduğu gibi öncelikle devlet organlarına düşmekte olup ayrı ve geniş kapsamlı bir değerlendirme gerektirmektedir.

Vatandaşa düşen ilk görev ise duyarlılıktır.Terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde paylaşımlar ile karşılaşıldığında içeriği paylaşan kullanıcı ile karşılıklı atışmaya girmek çözüm değildir.Gerçekten çözümün bir parçası olmak istiyorsak , suç içerikli paylaşımlar ve paylaşımları yapan sosyal medya hesapları hakkında , savcılığa veya Emniyet Müdürlüğüne başvurarak veya yakın süreçte hizmete sunulan https://www.egm.gov.tr/Sayfalar/Ihbar.aspx EGM Online İhbar seçeneğini kullanarak suç duyurusunda bulunmak daha çözüm odaklı bir davranış sayılabilir.

İhbarınız üzerine şayet sosyal medya hesabının kullanıcı bilgileri biliniyorsa/açıksa/anlaşılabiliyorsa , süreç çok daha hızlı ilerleyecek ve savcılık soruşturma kapsamında , şikayet edilen kullanıcıyı ifadeye çağırarak , savunmasını alacak,delillerle yeterli kanaat oluştuğunda da hakkında dava açacaktır.

Suç işleyen sosyal medya kullanıcısının kimliği açık değilse veya tespit edemiyorsanız dahi soruşturma mercilerince zaten tespit edilemeyeceği düşüncesine kapılmayın ve bu tür paylaşımları ilgili mercilere mutlaka bildirin.Bu yöndeki duyarlılık,talep ve  toplumsal bilinç arttıkça , devlet organlarının da siber suçlar yönünden suç ve suçluların tespiti ve cezalandırılmasına yönelik çalışmalarının hızlanacağı kanaatindeyim.

Terörle mücadelede başarıya ulaşmada ilk anahtar “devlet ve vatandaşın her platformda el ele mücadele” etmesidir.Buna çağımızın yeni savaş cephesi diyebileceğimiz “siber cephe” de dahildir  ve devlet  her cephede olduğu gibi siber cephede de tüm gücüyle var olmalıdır.

                                                                                                                       Avukat Selihan Dicle ŞİMŞEK